• WordReference
  • Definition
  • Synonyms
  • English Collocations
  • English Usage

WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:

Temel Çeviriler
İngilizceTürkçe
delay [sb] vtr(cause to be late)geciktirmek geçişli f.
 Sorry, I was delayed by the traffic.
 Trafikteki sıkışıklık beni çok geciktirdi, özür dilerim.
delay n(action of deferral)gecikme i.
  geciktirme i.
 His delay cost the company thousands of dollars.
 İşindeki gecikme, şirketin binlerce dolar kaybetmesine neden oldu.
 Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:

Ek Çeviriler
İngilizceTürkçe
delay n(time delayed)gecikme i.
 The TV programs are on a 15-minute delay.
delay vi(procrastinate)sonraya bırakmak geçişli f.
  geciktirmek geçişli f.
 (gayri resmi)savsaklamak geçişli f.
 He kept delaying and would never give us the documents.
delay vi(dawdle, linger)oyalanmak f.
  ağırdan almak f.
  zaman kaybetmek f.
 Stop delaying! We need to get home.
delay [sth] vtr(postpone)ertelemek geçişli f.
 They decided to delay the wedding for a year.
 Önemli bir şeyler mi eksik? Hata bildirin ya da geliştirme önerin.

delayer' sözcüğü/sözcükleri ile ilgili forum tartışmaları:

  • Go to Preferences page and choose from different actions for taps or mouse clicks.
"delayer" için Google Çeviri'nin tercümesine göz atabilirsiniz.

Diğer dillerde: İspanyolca | Fransızca | İtalyanca | Portekizce | Romence | Almanca | Hollandaca | İsveççe | Rusça | Polonyaca (Lehçe) | Çekçe | Yunanca | Çince | Japonca | Korece | Arapça

Reklamlar
Reklamlar
Uygunsuz bir reklamı rapor et.
WordReference.com
WORD OF THE DAY
GET THE DAILY EMAIL!