| Temel Çeviriler |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:
| struggle n | (difficult endeavour) (zor uğraş) | mücadele i. |
| | | çaba, uğraş, zahmet, gayret i. |
| | The marathon was a struggle for me, but I finished. |
| | Maraton benim için zor bir mücadele oldu, ama yine de bitirdim. |
| | Bu konudaki ısrarlı çabalarımız boşa gitti. |
| struggle n | (attempt to get free) (serbest kalmak için, vb.) | çırpınma i. |
| | | mücadele i. |
| | We watched the fly and his struggle to free himself of the flypaper. |
| struggle⇒ vi | (have difficulty) | zorlanmak geçişsiz f. |
| | I can drive a right-hand drive car, but I have to admit that I struggle. |
| | İşi doğru yapmak için çabalıyorum çünkü bu konu benim için çok önemli. |
| struggle to do [sth] vi | (strive to do [sth]) | çabalamak, uğraşmak geçişli f. |
| | I'm really struggling to get this right because it's important to me. |
| struggle vi | (society) | mücadele etmek, savaş vermek geçişsiz f. |
| | | çırpınmak geçişsiz f. |
| | The minorities have struggled for equal rights. |
| | Azınlıklar eşit haklara sahip olabilmek için mücadele etti (or: savaş verdi). |
| | Anne, yetim kalan çocuklarına bakabilmek için çırpındı. |
| Ek Çeviriler |
WordReference English-Turkish Dictionary © 2026:
| struggle n | (contest, fight) | uğraş i. |
| | | kavga i. |
| | | mücadele, savaşım i. |
| | The struggle to pass the immigration law lasted two years. |
| struggle⇒ vi | (physical: resist, try to get free, etc.) | çırpınmak geçişsiz f. |
| | | mücadele etmek geçişsiz f. |
| | | çabalamak geçişsiz f. |
| | No matter how Matthew struggled, he couldn't free himself from the ropes that bound him. |
| struggle vi | (move with difficulty) | güçlükle hareket etmek geçişsiz f. |
| | The farmer struggled across the muddy field. |